| İŞYERİ SAĞLIK VE GÜVENLİK BİRİM Mİ YOKSA ORTAK SAĞLIK VE GÜVENLİK BİRİMİ Mİ |
| Cumartesi, 13 Şubat 2010 16:01 |
|
iŞVERENLER NE YAPMALI?
İŞYERİ SAĞLIK VE GÜVENLİK BİRİM Mİ YOKSA ORTAK SAĞLIK VE GÜVENLİK BİRİMİ Mİ!
15 Ağustos 2009 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğü giren ve bir çok soru işaretlerini de beraberinde getiren İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik gereğince 50 ve üzeri çalışanı olan iş verenlere bir sürü yükümlülükler getirilmiştir. Tabi gelen bu yeni yükümlülüklerle birlikte mevcutta var olan bir çok uygulamanın geçerliliğinin kalmadığı söylentileri kulaktan kulağa dolaşmaya başladı. Yönetmelikle birlikte soru işaretlerinin ortadan kaldırılması için tebliğlerde aka bininde yayınlanmaya başladı.
İşyeri Sağlık ve Güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimleri hakkında yönetmeliğine istinaden yayınlanan yeni tebliğler ise; 09 Aralık 2009 tarihli İş Yeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ ve 25 Kasım 2009 tarihli İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin Tehlike Sınıfları Listesi Tebliği.
Öncelikli olarak yönetmeliğin işverenlere getirdiği sorumluluklar nelerdir diye soracak olursak!
İşyeri Sağlık ve Güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimleri hakkında yönetmeliğinin 5. Maddesi gereğince işverenler devamlı olarak 50 ve üzeri personel çalıştırdıkları işyerlerinde İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimlerini Kurmak veya işyeri dışından Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerinden hizmet almakla yükümlü tutulmuşlardır.
Peki İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi veya işyeri dışında kurulmuş olan Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerinin görevleri nelerdir ve buralarda görevlendirilecek personelin yetkinlikleri nelerdir?
İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi Aynı yönetmeliğin 8. Maddesinde detaylı olarak anlatılmaktadır. İşyeri Sağlık Güvenlik Birimleri en az bir işyeri hekimi ve bir iş güvenliği uzmanında oluşmaktadır. Bu birimin asli görevi İş Sağlığı ve Güvenliği konularında önleyici ve koruyucu hizmetleri yerine getirmektir.
Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri ise; yönetmeliğin 9. Maddesinde anlatılmaktadır. Ortak Sağlık ve Güvenliği Birimlerinin Kurucusu veya ortağı “A” Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı olması zorunluluğu vardır. Yine bir İş Yeri Hekimi de kurucu ortak veya tam zamanlı personel olarak birimde istihdam edilmesi zorunludur. Ne var ki Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerinin Kurucuları arasında “A” Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı olması zorunluluğunda asıl tartışmalar başlamıştır. Çünkü Mühendislik formasyonlu bir kişinin “A sınıfı iş güvenliği Uzmanı olabilmesi için eğitim ve sınavları başarı ile geçtiğini düşünürsek 7 yıl zamana ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak yeni mezun bir Pratisyen Doktorun İş Yeri Hekimi olur olmaz Ortak Sağlık ve Güvenliği Birimlerinin Kurucu ortağı olabilmektedir.
Neyse biz gelelim yönetmeliğin diğer yükümlülüklerine; Daha evvel firmalarda görevli olan İş Yeri Hekimleri ve İş Sağlığı Güvenliği Uzmanları artık firma bünyesinde kurulacak olan İşyeri Sağlık Güvenlik biriminde istihdam edilmelidirler veya firmalar dışarıdan yani Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerinden bu hizmetleri tedarik etmelidirler. Hizmeti verecek olan İş Yeri Hekimlerinin ve İş Güvenliği Uzmanlarının çalışma süreleri Firmanın tehlike sınıfına göre belirlenmektedir. Yönetmeliğin 31 ve 36. maddelerindeki İş yeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzmanı çalıştırma sürelerini açıklanmıştır. Ayrıca 09 Aralık 2009 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Süvenlik Birimleri Hakkında Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ’de de çalışan sayısına göre İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzmanı çalıştırma gün sayıları hesaplama yöntemleri tek tek anlatılmıştır.
Peki faaliyetinizin hangi tehlike sınıfında olduğunu nasıl bulacaksınız? Faaliyet alanınız az tehlikeli mi, tehlikeli mi yoksa çok Tehlikeli mi? Yönetmeliğin yayınlandığı tarihte halen daha yürürlükte olan 06.03.2005 tarihli ve 25747 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Risk Grupları Listesi Tebliğinde faaliyetler toplamda 5 risk gurubunda tanımlanıyordu.
1. Derecede Tehlikeli
2. Derecede Tehlikeli
3. Derecede Tehlikeli
4. Derecede Tehlikeli
5. Derecede Tehlikeli
Yönetmelikte ise az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli kelimeleri geçmekte. İşte bu noktada kafalar karışmaktaydı. Ancak 25 Kasım 2009 tarihli İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin Tehlike Sınıfları Listesi Tebliği yayınlamış ve kafaların karışması engellenmiştir.
Bu tebliğe göre örnek verecek olursak;
- Dokuma yapmaksızın boya, apre işleri, yazmacılık ve basmacılık işleri veya
- Otomotiv yan sanayi ile ilgili yapılan her türlü üretim, montaj işleri ile ilgili faaliyet
yapıyorsanız ve sizin toplamda 75 personelinizin olduğunu varsayarsak;
Tehlikeli İşler Grubunda olduğunuzdan dolayı yönetmeliğe göre “B” Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ve Bir İş Yeri Hekimi ile çalışılması gerekmektedir. İş Güvenliği Uzmanının ayda 4 tam gün, İş Yeri Hekimi de 3 tam gün firmada bulunarak Yönetmelikte tanımlanmış olan görev ve sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlüdürler.
Ne var ki halen daha sertifikalı İş Güvenliği Uzmanı eğitimleri açılmadığından ve sınırlı sayıda İş Güvenliği Uzmanı olduğundan faaliyet alanınıza uygun İş Güvenliği Uzmanı bulmak da çok zor. Benim İşverenlerimize tavsiyem herhangi bir İş Güvenliği Uzmanı ile derhal anlaşılması ve aksiyon planlarının hazırlanması olacaktır. Çünkü en azından İş Müfettişlerine göstereceğiniz bir uzmanınız ve mevzuatlar gereği yapılması gereken yükümlülüklerinde yerine getirilmesi ile ilgili aksiyonların planlandığı, hayata geçirilmesi yönünde adım atıldığı ve firmanın iyi niyetli olduğu gösterilmiş olur.
Zaten konu ile ilgili halen daha tartışmaların yaşandığını ve İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmeliğin de Türk Tabipler Birliği tarafından Mahkemeye verildiğini biliyoruz.
Mahkemenin sonuçlanmasına kadar yayınlanmış olan bu yönetmelik ve tebliğler yürürlükte olduğundan; işverenler için mevzuatlara uygunluk ile ilgili sorumlulukları asgari de olsa yerine getirmek hem cezai müddet olmaması hem de iş kazalarının önlenmesi için en önemli önceliğiniz olmalıdır.
NİLÜFER AKÇAKOCA
Çevre Mühendisi
|