Tarih: 08.08.2017 Salı | Okunma Sayısı: 599

MADEN ATIKLARI

Samet ERBAY Samet ERBAY
Çevre Mühendisi

MADEN ATIKLARI

 

Atık, kısaca her türlü kullanım sonrasında oluşan artık istenmeyen, çevre için zarar oluşturan ve ulusal mevzuat hükümlerine göre atmak zorunda olunan her türlü madde olarak tanımlanmaktadır.

 

Tüm endüstriyel faaliyetlerde olduğu gibi madenlerin aranması, çıkarılması ve ya fiziksel ve ya kimyasal her türlü zenginleştirme işlemi sonucunda da atık oluşumu söz konusudur. Bu maden atıkları uygun olmayan bir şekilde çevreye bırakıldıklarında çevre ve insan sağlığı için tehdit oluşturmaktadır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça büyük miktarlarda maden atık oluşumu söz konusudur.

 

Ülkemizde maden atıklarını da içine alan atıklarla ilgili çok sayıda yasal düzenleme vardır. Ancak, ülkemizde de maden atıklarının yönetiminde ciddi sıkıntılar vardır.

 

Madencilik faaliyetlerinde atık/ürün oranına bağlı olarak büyük miktarlarda atık oluşmaktadır. Atıklar özelliklerine bağlı olarak çevreye tolera edilebilecek seviyenin üzerinde zarar verme potansiyeline sahip olabilirler.

 

Maden atıkları; üst toprak, örtü kazı (dekapaj), atık kaya ve zenginleştirme atıklarından meydana gelmektedir.

 

Üst toprak yerin en üst tabakasıdır ve faaliyet sona erdikten sonra tekrar o alana serilmek amacıyla genellikle belli bir alanda depolanır. Üst toprak çok değerlidir ve madencilik faaliyetleri sona erdikten sonra arazi ıslahı çalışmalarında kullanılabilmesi için depolanması son derece önemlidir.

 

Dekapaj ve atık kaya; mineral kaynağına ve ya cevhere ulaşmak için yapılan örtü kazı işlemi sırasında ortamdan uzaklaştırılan kayaçlar ve yan taşlardır. Bu atık kayaçlar daha sonra dolgu olarak veya inşaat işlerinde kullanılabilir. Ancak, uygulamada çıkartılan bu atık kayaçların çoğu maden sahasının yakınlarında oluşturulan pasa harmanlarında yığınlar halinde depolanır.

 

Zenginleştirme atıkları, çeşitli tekniklerle çıkartılan cevherin zenginleştirilmesi işlemi sonucunda artan değersiz kısım olarak tanımlanabilir. Cevher, maden yatağından çıkartıldıktan sonra, cevher hazırlamada ilk adım genellikle kırma ve öğütmedir. Daha sonra ince taneli cevher, serbest haldeki değerli minerali değersiz mineralden ayırmak için zenginleştirme işlemine tabi tutulur. Bu işlem; fiziksel, fizikokimyasal ve/veya kimyasal ayırma tekniklerini içerir.

 

Zenginleştirme işlemleri atıklara birçok kimyasal maddenin karışmasına yol açmakta, atıkların çevreye olan olumsuz etkilerini çok yönlü hale getirmektedir. Zenginleştirme tesisinden çıkan ve çöktürme havuzlarına iletilen sular, ekonomik değer taşımayan mineraller ve değerli minerallerden oluşan askıda katı tanecikleri, çözünmüş katıları, metal iyonlarını, radyoaktif maddeleri, ağır sıvıları, kimyasal reaktifleri ve/veya taşınma esnasında ortamda gerçekleşen reaksiyon ürünlerini içerebilir. Diğer yandan tüm bu süreç boyunca herhangi bir yolla sisteme dahil olan kimyasal maddeler ve cevherin kendisi suyun pH değerini belirler. Çöktürme havuzlarındaki atık su, tekrar kullanılmak üzere tesise geri beslendiği veya bir arıtma işlemine tabi tutulmadığı durumlarda alıcı ortama yani doğaya boşaltılmaktadır.

 

Zenginleştirme işlemleri sonucunda ortaya çıkan atıkların nereye depolanacağı, bu atıkların duraylılığı ve emniyeti, su ve toprak kalitesi üzerindeki etkileri önemli çevresel sorunlardır. İri taneli veya ince taneli zenginleştirme atıkları maden ocaklarındaki boşlukları doldurmak için kullanılabilir. Ancak uygulamada birçok maden zenginleştirme atıkları, atık havuzlarında veya yığınlar halinde depolanmaktadır.

 

Maden Atıkları Yönetimi

 

Ülkemizde yakın döneme kadar maden atıklarının yönetimine ilişkin yönetmelik olmaması, maden atıklarının bir döneme kadar Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve daha yoğun olarak Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmesine neden olmuştur. Bu yönetmeliklerden sonra yayımlanan Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik ve Atık Yönetimi Yönetmeliği gibi yönetmelikler kapsamında değerlendirilmiştir. Bu nedenle maden atıkları, tam olarak belirli bir yönetmelik kapsamında değerlendirilmemiştir.

 

Maden atıklarının özellikleri madenden madene, kullanılan üretim ve zenginleştirme teknolojilerine göre değişiklik göstermektedir. Bu nedenle maden atıklarının yönetimi için bu özel atık akışına özgü yönetmeliğin düzenlenerek hayata geçirilmesine ihtiyaç duyulmuş ve Maden Atıkları Yönetmeliği 15.07.2017 tarihi ile yürürlüğe girmiştir.

 

Maden Atıkları Yönetmeliği ile;

 

Maden atıklarının karakterizasyonu ve maden atık bertaraf tesislerinin sınıflandırılması

Maden atık bertaraf tesislerinin geçirimsizlik sistemi, tesis kapatma işlemleri

Atık yönetimi planı ve acil eylem planı,

Çevre izin ve lisans süreci,

Maden atık bertaraf tesislerinin çevresel izlemesi

Sondaj çamurları, geçici depolama, inert atıklar, kazı boşluklarının doldurulması (macun dolgu), alıcı ortamda bertaraf

 

            Konuları, madencilik atıklarının yönetimine ilişkin özel bir yönetmelik ile daha net bir hale getirilmiştir.

 

Madencilik faaliyetleri sırasında atık bertarafı nedeni ile ortaya çıkan ciddi maliyetlerin azaltılması amacı ile; bir yandan sahanın işletilmesinden kapatılması sürecine kadar olan işletme tasarımı göz önünde bulundurularak, atık bertaraf sisteminin de ocak işletme tasarımlarına dahil edilmesi gerekmektedir.

 

Bu amaçla, temelde daha yüksek su verimi ile maden atık yönetim sistemini tasarlamak madencilik nedeni ile oluşan atıkların yönetimi açısından en önemli faktör oluşturmaktadır. Yeni gündeme gelen bu yöntem, özellikle sıkı su kısıtlamaları altında çalışa veya sınırlı su kaynaklarına sahip madenler için, su kullanımı konusunda rakiplerine avantaj sağlaması sebebiyle caziptir. Bu yöntem toprağın ve su kaynaklarının kirlenme riskini de azaltır ve bu sınırlı kaynaklardan başkalarının da rahatlıkla faydalanmasını sağlar.

 

Hizmetler:

 

·         Maden atıkları ve su yönetiminde kısa ve uzun vadeli planlamalar

·         Risk ve tehlike değerlendirmesi

·         Fiziksel duraylılık değerlendirmeleri

·         Fizibilite çalışmaları ve finansal değerlendirmeler

·         Acil durum müdahale planları

·         Su dengesi çalışmaları ve kullanımı

·         Emisyon testleri ve değerlendirilmesi

·         Jeoteknik, hidrojeolojik, reolojik ve jeokimyasal tanımlamalar

·         Jeoteknik, hidrolojik ve reolojik değerlendirme ve tasarım (kavramsalaşamadan ayrıntılı planlara kadar)

·         Yasal izinlerin alınmasında ve mevzuata uygunlukta yardım

·         İnşaat sırasında yönetim ve kalite temininde yardım

·         Operasyonel izleme ve yönetimlerde yardım

·         Devreden çıkarma, kapatma ve arazi islahı; planlama, tasarım ve uygulama

 

MADEN ATIKLARI

 

Atık, kısaca her türlü kullanım sonrasında oluşan artık istenmeyen, çevre için zarar oluşturan ve ulusal mevzuat hükümlerine göre atmak zorunda olunan her türlü madde olarak tanımlanmaktadır.

 

Tüm endüstriyel faaliyetlerde olduğu gibi madenlerin aranması, çıkarılması ve ya fiziksel ve ya kimyasal her türlü zenginleştirme işlemi sonucunda da atık oluşumu söz konusudur. Bu maden atıkları uygun olmayan bir şekilde çevreye bırakıldıklarında çevre ve insan sağlığı için tehdit oluşturmaktadır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça büyük miktarlarda maden atık oluşumu söz konusudur.

 

Ülkemizde maden atıklarını da içine alan atıklarla ilgili çok sayıda yasal düzenleme vardır. Ancak, ülkemizde de maden atıklarının yönetiminde ciddi sıkıntılar vardır.

 

Madencilik faaliyetlerinde atık/ürün oranına bağlı olarak büyük miktarlarda atık oluşmaktadır. Atıklar özelliklerine bağlı olarak çevreye tolera edilebilecek seviyenin üzerinde zarar verme potansiyeline sahip olabilirler.

 

Maden atıkları; üst toprak, örtü kazı (dekapaj), atık kaya ve zenginleştirme atıklarından meydana gelmektedir.

 

Üst toprak yerin en üst tabakasıdır ve faaliyet sona erdikten sonra tekrar o alana serilmek amacıyla genellikle belli bir alanda depolanır. Üst toprak çok değerlidir ve madencilik faaliyetleri sona erdikten sonra arazi ıslahı çalışmalarında kullanılabilmesi için depolanması son derece önemlidir.

 

Dekapaj ve atık kaya; mineral kaynağına ve ya cevhere ulaşmak için yapılan örtü kazı işlemi sırasında ortamdan uzaklaştırılan kayaçlar ve yan taşlardır. Bu atık kayaçlar daha sonra dolgu olarak veya inşaat işlerinde kullanılabilir. Ancak, uygulamada çıkartılan bu atık kayaçların çoğu maden sahasının yakınlarında oluşturulan pasa harmanlarında yığınlar halinde depolanır.

 

Zenginleştirme atıkları, çeşitli tekniklerle çıkartılan cevherin zenginleştirilmesi işlemi sonucunda artan değersiz kısım olarak tanımlanabilir. Cevher, maden yatağından çıkartıldıktan sonra, cevher hazırlamada ilk adım genellikle kırma ve öğütmedir. Daha sonra ince taneli cevher, serbest haldeki değerli minerali değersiz mineralden ayırmak için zenginleştirme işlemine tabi tutulur. Bu işlem; fiziksel, fizikokimyasal ve/veya kimyasal ayırma tekniklerini içerir.

 

Zenginleştirme işlemleri atıklara birçok kimyasal maddenin karışmasına yol açmakta, atıkların çevreye olan olumsuz etkilerini çok yönlü hale getirmektedir. Zenginleştirme tesisinden çıkan ve çöktürme havuzlarına iletilen sular, ekonomik değer taşımayan mineraller ve değerli minerallerden oluşan askıda katı tanecikleri, çözünmüş katıları, metal iyonlarını, radyoaktif maddeleri, ağır sıvıları, kimyasal reaktifleri ve/veya taşınma esnasında ortamda gerçekleşen reaksiyon ürünlerini içerebilir. Diğer yandan tüm bu süreç boyunca herhangi bir yolla sisteme dahil olan kimyasal maddeler ve cevherin kendisi suyun pH değerini belirler. Çöktürme havuzlarındaki atık su, tekrar kullanılmak üzere tesise geri beslendiği veya bir arıtma işlemine tabi tutulmadığı durumlarda alıcı ortama yani doğaya boşaltılmaktadır.

 

Zenginleştirme işlemleri sonucunda ortaya çıkan atıkların nereye depolanacağı, bu atıkların duraylılığı ve emniyeti, su ve toprak kalitesi üzerindeki etkileri önemli çevresel sorunlardır. İri taneli veya ince taneli zenginleştirme atıkları maden ocaklarındaki boşlukları doldurmak için kullanılabilir. Ancak uygulamada birçok maden zenginleştirme atıkları, atık havuzlarında veya yığınlar halinde depolanmaktadır.

 

Maden Atıkları Yönetimi

 

Ülkemizde yakın döneme kadar maden atıklarının yönetimine ilişkin yönetmelik olmaması, maden atıklarının bir döneme kadar Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve daha yoğun olarak Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmesine neden olmuştur. Bu yönetmeliklerden sonra yayımlanan Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik ve Atık Yönetimi Yönetmeliği gibi yönetmelikler kapsamında değerlendirilmiştir. Bu nedenle maden atıkları, tam olarak belirli bir yönetmelik kapsamında değerlendirilmemiştir.

 

Maden atıklarının özellikleri madenden madene, kullanılan üretim ve zenginleştirme teknolojilerine göre değişiklik göstermektedir. Bu nedenle maden atıklarının yönetimi için bu özel atık akışına özgü yönetmeliğin düzenlenerek hayata geçirilmesine ihtiyaç duyulmuş ve Maden Atıkları Yönetmeliği 15.07.2017 tarihi ile yürürlüğe girmiştir.

 

Maden Atıkları Yönetmeliği ile;

 

Maden atıklarının karakterizasyonu ve maden atık bertaraf tesislerinin sınıflandırılması

Maden atık bertaraf tesislerinin geçirimsizlik sistemi, tesis kapatma işlemleri

Atık yönetimi planı ve acil eylem planı,

Çevre izin ve lisans süreci,

Maden atık bertaraf tesislerinin çevresel izlemesi

Sondaj çamurları, geçici depolama, inert atıklar, kazı boşluklarının doldurulması (macun dolgu), alıcı ortamda bertaraf

 

            Konuları, madencilik atıklarının yönetimine ilişkin özel bir yönetmelik ile daha net bir hale getirilmiştir.

 

Madencilik faaliyetleri sırasında atık bertarafı nedeni ile ortaya çıkan ciddi maliyetlerin azaltılması amacı ile; bir yandan sahanın işletilmesinden kapatılması sürecine kadar olan işletme tasarımı göz önünde bulundurularak, atık bertaraf sisteminin de ocak işletme tasarımlarına dahil edilmesi gerekmektedir.

 

Bu amaçla, temelde daha yüksek su verimi ile maden atık yönetim sistemini tasarlamak madencilik nedeni ile oluşan atıkların yönetimi açısından en önemli faktör oluşturmaktadır. Yeni gündeme gelen bu yöntem, özellikle sıkı su kısıtlamaları altında çalışa veya sınırlı su kaynaklarına sahip madenler için, su kullanımı konusunda rakiplerine avantaj sağlaması sebebiyle caziptir. Bu yöntem toprağın ve su kaynaklarının kirlenme riskini de azaltır ve bu sınırlı kaynaklardan başkalarının da rahatlıkla faydalanmasını sağlar.

 

Hizmetler:

 

·         Maden atıkları ve su yönetiminde kısa ve uzun vadeli planlamalar

·         Risk ve tehlike değerlendirmesi

·         Fiziksel duraylılık değerlendirmeleri

·         Fizibilite çalışmaları ve finansal değerlendirmeler

·         Acil durum müdahale planları

·         Su dengesi çalışmaları ve kullanımı

·         Emisyon testleri ve değerlendirilmesi

·         Jeoteknik, hidrojeolojik, reolojik ve jeokimyasal tanımlamalar

·         Jeoteknik, hidrolojik ve reolojik değerlendirme ve tasarım (kavramsalaşamadan ayrıntılı planlara kadar)

·         Yasal izinlerin alınmasında ve mevzuata uygunlukta yardım

·         İnşaat sırasında yönetim ve kalite temininde yardım

·         Operasyonel izleme ve yönetimlerde yardım

·         Devreden çıkarma, kapatma ve arazi islahı; planlama, tasarım ve uygulama

 

 

 

 

 

Yazarımızın Diğer Yazıları

ZİYARETÇİ SAYACI
  • Online
  • Bugün
  • Dün
  • Toplam
  • :
  • :
  • :
  • :

Lansy Mühendislik ve Danışmanlık © 2013

İLKNET