Tarih: 31.07.2017 Pazartesi | Ekleyen : lansy2 | Okunma Sayısı: 970

15.07.2017 Tarihli MADEN ATIKLARI YÖNETMELİĞİ

MADEN ATIKLARI YÖNETMELİĞİ

Madenlerin aranması, çıkarılması, hazırlanması/zenginleştirilmesi ve ya depolanması sonucunda ortaya çıkan atıkların üretimden nihai bertarafına kadar olan süreçte çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde yönetimine ilişkin olarak T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayımlanan Maden Atıkları Yönetmeliği hükümleri 15.07.2017 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiştir.

Yürürlüğe giren bu yönetmelikle birlikte, Maden İşletmelerine atıkların yönetimi, geri kazanımı ve bertarafına ilişkin yapılması gerekenler konusunda çeşitli yükümlülükler getirilmiştir.

Bu yükümlülüklerin başında, Atık Karekterizasyonu, Acil Eylem Planı, Atık Yönetim Planları ve Uygulama Projelerinin hazırlanması ve T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve ya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine sunulması yer almaktadır.

Atık yönetim planı

Atık Yönetim Planı, maden atığı oluşan tüm tesisler için, yönetmeliğin yürürlüğe giriş tarihinden itibaren 6 ay T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve ya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne sunulur.

ÇED Süreci başlatılan projelerde ise, ÇED Raporu ve ya Proje Tanıtım Dosyası içeriğinde ek olarak sunumu yapılır.

Acil Eylem Planı

Kategori A kapsamında olan tesisler için Atık Yönetim Planı içeriğinde T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve ya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne sunulur.

Çevre izni/lisansı

Maden atığı bertaraf/geri kazanım tesisleri Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği hükümlerine tabidir.

İnert maden atıklarının depolandığı Kategori B tesisler için bu madde hükümleri uygulanmaz.

YÖNETMELİĞE GÖRE ATIK TANIMLARI

Yönetmelik kapsamında maden atıkları İnert, Tehlikesiz ve Tehlikeli maden atıkları olarak tanımlanmıştır.

A) İnert maden atıkları

A.1. İnert Maden Atıklarının Belirlenmesi

3213 sayılı Maden Kanununun 2 nci maddesi altında tanımlanan;

1. I(a) Grubu, I(b) Grubu, II(a) Grubu, II(b) Grubu ve V. Grup madenler ile IV(a) Grubu madenler altında yer alan Kaolen, Dikit, Nakrit, Halloysit, Endellit, Anaksit, Bentonit, Montmorillonit, Baydilit, Nontronit, Saponit, Hektorit, İllit, Vermikülit, Allofan, İmalogit, Klorit, Sepiyolit, Paligorskit (Atapuljit), Loglinit ve bunların karışımı killer, Refrakter killer, Diatomit, Olivin, Dunit, Sillimanit, Andaluzit, Manyezit, Huntit, Pomza, Pekştayn, Perlit, Obsidiyen, Korendum, Kuvarsit, Kuvars, bileşiminde en az % 80 Si02 ihtiva eden kuvars kumu, Feldspat,  Nefelinli Siyenit, Kalsedon aranması, çıkarılması ve fiziksel işlemlerle işlenmesi sonucunda oluşan maden atıkları,

2. Madenlerin çıkarılması sonucu oluşan, asit üretme potansiyeli olmayan ve radyoaktif olmayan tüm pasalar.

Yukarıda verilen maden atıkları dışında kalan madenlerden kaynaklanan atıkların, inert maden atığı olarak tanımlanabilmesi için aşağıdaki şartların tümünü sağlaması gereklidir. Bu şartlar:

1) Maden atığı, doğal ortamında parçalanma ve bozunma/ayrışma sonucunda çözünerek çevre ve insan sağlığına zarar vermemelidir,

2) Maden atığının sülfür (S-2) miktarı en fazla % 0,1 olmalıdır. Bununla birlikte; maden atığının sülfür (S-2) miktarı % 0,1 ile % 1 arasında ise, nötrleştirme potansiyeli (NP) ile asit potansiyeli (AP) arasındaki oran (NP/AP) şeklinde tanımlanan statik teste dayalı olarak belirlenen değerin 3’ten büyük olması gerekir. Maden atığının sülfür (S-2) miktarı % 1’den fazla ise, inert atık olarak değerlendirilemez.

3) Maden atığının kendiliğinden yanma ve dış etkenlerle yanma riski bulunmamalıdır.

4) As, B, Ba, Be, Cd, Co, Cr, Cu, F, Hg, Mo, Ni, Pb, Sb, Se, Sn, Th, U, V ve Zn başta olmak üzere, maden atıklarının kısa ve uzun vadede çevre veya insan sağlığına zararlı olma potansiyeli bulunan maddelerin maden atığı içerisindeki miktarı çevre ve insan sağlığı için risk oluşturmamalı, bölgesel ve/veya yerel doğal eşik seviyeleri aşmamalıdır. Kamu kuruluşları tarafından belirlenecek olan bölgesel ve yerel eşik seviyeler belli olmadığı durumlarda risk analizine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

5) Sadece zenginleştirme atıkları için; kalıntı proses kimyasalları, 11/12/2013 tarihli ve 28848 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelikte belirtilen eşik konsantrasyon değerlerini aşmamalıdır.

A.2. İnert Maden Atıklarının Yönetimi

İnert maden atıkları, özel herhangi bir önleme sahip olmayan alanlarda, duraylılıkları sağlanacak nitelikte depolanır. Ayrıca alanın taşkın, heyelan, çığ, ve erozyon riskleride değerlendirilerek gerekli önlemlerin alınması sağlanır.

Bu anlamda yönetmelik gereğince hazırlanacak olan rapor Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine sunularak gerekli izinler alınır.

B) Tehlikesiz ve Tehlikeli

Yukarıda verilmiş olan inert maden atıkları dışında kalan atıkların atık karekterizasyonu yapılmalıdır. Yapılacak olan bu çalışmalar sonrası söz konusu atıkların Kategori A ve ya Kategori B olarak tanımlanan alanlarda depolanması işlemleri gerçekleştirilmelidir.

Yönetmelikte Tehlikeli olarak tanımlanan atıkların Kategori A, Tehlikesiz olarak tanımlanan atıkların ise Kategori B alanlarda depolanması gerekmektedir.

Buna göre atık kategorilerinin belirlenmesi ve depo alanlarının teşkili adımları gerçekleştirilmelidir.

B.1. Atıkların Karekterizasyonu

Maden atığının tehlikeli olup olmadığını belirlemek amacıyla; Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin Ek-4 atık listesi, tehlikelilik özelliklerinin belirlenmesinde Ek-3/A’da verilen tehlikelilik özellikleri ve Ek-3/B’de verilen sınır değerler kullanılır.

Yapılan analize göre tehlikesiz olarak tanımlanan maden atıklarının karakterizasyonu için ek olarak;

1. Proseste kullanılacak kimyasal maddelerin tanımı ve özellikleri,

2. Maden atığının jeokimyasal özellikleri ve durumu ile ilgili olarak maden atığının mineralojik ve kimyasal özellikleri ve atığın içerisinde kalmış olabilecek proses katkı maddeleri ya da kalıntıların tanımlanması,

3. Maden atığının jeokimyasal özellikleri ve durumu ile ilgili olarak belirli bir zaman aralığında metallerin, oksianyonların ve tuzların pH’a bağlı liç testi ve/veya perkolasyon testi ve/veya zamana bağlı salınımı ve/veya başka uygun testler yoluyla değerlendirmesi,

4. Maden atığının jeokimyasal özellikleri ve durumu ile ilgili olarak sülfür (S-2) içeren atıklarda zamanla oluşabilecek asit maden drenajının ve metal liçinin belirlenmesi için statik testlerin ve bunun sonucuna göre gerekirse kinetik testlerin yapılması,

        

gerekmektedir. Bu analiz ve testlere göre ilgili mevzuatta yer alan sınır değerleri aşan atıklar tehlikeli olarak sınıflandırılır.

B.2. Kategori A ve Kategori B Atık Alanlarının Nitelikleri

Kategori A ve Kategori B Atık Alanlarının tasarımı ve kullanımına ilişkin olarak Maden Atıkları Yönetmeliği kapsamında Uygulama Projeleri hazırlanarak gerekli izinlerin alınması gerekmektedir.

Atık Alanlarının kurulacağı alanın jeolojik, hidrojeolojik, jeokimyasal, hidrokimyasal ve mühendislik jeolojisi çalışmasının yapılarak, tesisin kurulacağı alandaki kayaçların geçirimlilik ve iletimlilik özellikleri belirlenir.

Maden atıklarının depolandığı tesislerin tabanı ve yan yüzeylerinde sızıntı suyunun yer altı suyuna karışmasını önleyecek şekilde bir geçirimsizlik tabakası olması gereklidir. Bu tabaka doğal olarak bulunmuyorsa yapay yollarla oluşturulur. Doğal olarak bulunacak tabakanın kille aynı fiziksel, kimyasal, mekanik ve hidrolik özellikleri taşıması gereklidir.

Kategori A Atık Alanları

Minimum kalınlığı 50cm olan ve 2 tabaka halinde serilmiş ve sıkıştırılmış olan, uygun koşullarda nemlendirilmiş minimum 50 cm kalınlığında ve geçirimliliği en fazla 10-9 m/sn olan kil grubu mineral serilir.

Kil tabakası HDPE (yüksek yoğunluklu polietilen) jeomembran kullanılarak güçlendirilir.

Jeomembranın korunması amacıyla üstüne uygun doğal malzeme ya da jeotekstil serilir.

Yan yüzeylerde, topoğrafik koşullar nedeniyle şev eğiminin düşürülmesinin teknik olarak zor olması ve dik şev eğimlerinde de stabilitenin sağlanmasının mümkün olması durumunda, kil yerine jeosentetik kil tabakası HDPE jeomembran ile birlikte uygulanır.

Kategori B Atık Alanları

Minimum kalınlığı 50cm olan ve 2 tabaka halinde serilmiş ve sıkıştırılmış olan, uygun koşullarda nemlendirilmiş minimum 50 cm kalınlığında ve geçirimliliği en fazla 10-9 m/sn olan kil grubu mineral serilir.

Eğer ruhsat sahasında geçirimsizlik sistemi teşkili için gerekli olan kil grubu mineral bulunmuyor ve tesis dışından getirilmeyecekse, bu sistem jeosentetik malzemelerle oluşturulur. Bu durumda tesisin tabanında yapılan kazı sonrası tabanda bulunan tampon tabakası üzerine jeosentetik kil tabakası ve HDPE jeomembran birlikte uygulanır.

 Yan yüzeylerde ise, kil tabakası veya jeosentetik kil tabakası ve HDPE jeomembran birlikte uygulanır.

Kategori A ve B Atık Alanı Ortak Özellikleri

Jeosentetik geçirimsizlik malzemelerinin kullanıldığı tehlikeli ve tehlikesiz maden atık depolama tesislerinde, yan yüzeylerde malzemelerin yüzeyde akmadan durması için pürüzlü jeomembran ve palyeli sistem uygulanır.

Maden atıklarının depolandığı tesislerin tabanında yer altı suyu bulunması ya da yer altı suyunun yükselerek tabanda teşkil edilecek geçirimsizlik sistemine zarar verme olasılığı bulunması durumunda, tabanda yer altı suyunu drene edecek bir sistem oluşturulur. Bu sistemde doğal ya da jeosentetik malzemeler kullanılır.

Sızıntı sularının toprak ve yer altı suları için oluşturacağı potansiyel risklerin engellenmesi ve kapatma sonrası maden atıklarının depolandığı tesisin duraylılığının uzun vadede sağlanması için, geçirimsizlik sistemine ilave olarak depo tabanında sızıntı suyu drenaj, toplama ve gerekirse arıtma sistemi inşa edilir. Drenaj sistemi teşkilinde, atığın tane boyutu ve kil içeriği gibi özellikleri dikkate alınarak sızıntıyı toplamaya uygun doğal ya da jeosentetik malzemeler seçilir.

Yağmur sularının maden atıklarının depolandığı tesislere girişini ve dolayısıyla oluşturacağı hidrolik yükü önlemek amacıyla gerekli yağış hesabı yapılarak kuşaklama kanalları inşa edilir ve depolama tesisinde gerekli hava payı bırakılır.

Toplanan sızıntı sularının alıcı ortama deşarj edilmesi durumunda 31/12/2004 tarihli ve 25687 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Su Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği ve 30/11/2012 tarihli ve 28483 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yüzeysel Su Kalitesi Yönetimi Yönetmeliği hükümleri uygulanır.

Geçirimsizlik teşkilinde kullanılacak HDPE jeomembranın kalınlığı en az 2 mm, yoğunluğu en az 941 – 965 kg/m3 olmalıdır. Ayrıca, geçirimsizlik malzemeleri teknik özellikleri bakımından ulusal ya da uluslararası standartlara uygun olmalıdır.

Yığın liçi tesislerinin taban teşkilinde en az bu maddenin dördüncü fıkrasında yer alan kalınlık ve geçirimlilik hükümleri uygulanmak zorundadır.

Atık çöktürme havuzlarında bu madde hükümleri uygulanmamakla birlikte, atıkla temas edecek tüm yüzeylere özel sızdırmaz beton kaplanır.

Pasa Depo Alanları

Pasa depolama alanları için bu madde hükümleri uygulanmamakla birlikte, uygun yükseklikte ve şev eğiminde stabilite önlemleri alınır. Ayrıca, sülfür içeren ve asit kaya drenajı potansiyeli bulunan pasalar hava ve su ile teması kesecek şekilde, nötrleştirme kapasitesi bulunan pasalarla tamponlanarak ya da sızıntı suyunun toplanarak arıtılması için gerekli tekniklerle, uygun şev eğimi ve palyeli sistemlerle depolanır ve depolama sonrası rehabilite edilir. Bu sahaların yüzeysel/yer üstü ve yer altı suyuna etkileri gözlem noktaları ve gözlem kuyularından alınacak su numuneleri ile izlenir.

ZİYARETÇİ SAYACI
  • Online
  • Bugün
  • Dün
  • Toplam
  • :
  • :
  • :
  • :

Lansy Mühendislik ve Danışmanlık © 2013

İLKNET