Tarih: 17.02.2015 Salı | Ekleyen : lansy | Okunma Sayısı: 2893

Önceden Hazırlanmış Köfte Devrine Son

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, kasaplarda önceden hazırlanmış köfte, parçalanmış tavuk gibi ürünlerin satışını kısıtlayan tebliği yayımlandı. 
Tepkiler üzerine yumuşatılan tebliğe göre, kasap köftesi tamamen yasak olmayacak ama anında hazırlanmak zorunlu olacak. Kasaplar, köftede kuyruk olmasını, “telefon” formülüyle aşacak. Telefonla sipariş veren müşterinin köftesi o gelene kadar hazırlanabilecek.
Tavuk da müşterinin talebiyle, gözünün önünde parçalanacak. Yeni düzenlemeyle beraber büyük et restoranları da çiğ et satamayacak.

ÇİĞ ET SAKATATA DEĞMEYECEK

Tebliğ kapsamında yer alan ürünlere dışarıdan et proteini katılamayacak. Çiğ et ve sakatat birbiriyle temas etmeyecek şekilde korunarak sevk edilecek ve satışa sunulacak.
Perakende işletmelerde ısıl işlem görmüş sucuk, fermente sucuk, pastırma, sosis, salam gibi et ürünleri artık üretilemeyecek.  


‘YOL KENARI’ ETÇİLERİ DEVRİNE SON

-  Yeni düzenleme İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerdeki ünlü et restoranlarının yanı sıra Türkiye genelinde, özellikle şehirlerarası yollara konumlanan köfte zincirleri ve mangalda et satan yerleri de oldukça yakından ilgilendiriyor.

-  Örneğin İstanbul-Bursa yolundaki Köfteci Yusuf veya İnegöl köfte satan noktalar ile İstanbul-Tekirdağ yolundaki Özcanlar Köfte gibi yeme-içme noktalarında, tezgâh dolaplarından yapılan çiğ et satışları da bu genelgeyle birlikte artık yapılamayacak.

-  Mevcut reyonların kapatılması için ilgili işletmelere bir aylık süre tanındı.

-  Mantı, içli köfte, çiğ köfte, kadınbudu köfte, lahmacun, pide, kebap, pizza, tabldot yemek ve mezelerdeki çiğ et, kıyma, kanatlı kıyma ve et ürünleri de bu tebliğe uygun hazırlanacak.

-  Bunlar içinde Kayseri mantısı, İnegöl Köfte, Akçaabat Köfte gibi coğrafi işaret olarak tescil edilmiş etli ürünler yasayla belirlenen katkı, etiketleme yönetmeliklerindeki kurallar çerçevesine uygun hazırlanmak zorunda olacak.

İMALAT İZNİ OLMALI

İstanbul Lokantacılar Odası Başkanı Sayit Karabağlı ise köftecilerin durumuna açıklık getirdi. Karabağlı, köftecilerin pişirip satmak için farklı, dışarıya çiğ ürün satmak için farklı bir iznin alınması gerektiğini söyledi. Dışarıya ürün sevk etmek için imalat izni olması gerektiğini belirten Karabağlı, “Büyük köftecilerin büyük ihtimal imalat izni vardır. Onlar franchising sistemiyle çalışıyor. Zaten küçük köftecilerde hazır köfte satışı pek revaçta değil. Küçük mekânların imalat izni alması da mümkün değil. Lokantaların yüzde 90’ı imalat şartlarını taşımıyor. Soğuk hava depoları gibi birçok şartı var bunun” dedi.

‘MÜŞTERİNİN ETİ GÖRMESİ LAZIM’

Nusr-Et Etiler Koordinatörü Ümit Arman, restoranlarda çiğ et ürünlerinin satışının yasaklanması için, “Resmi olarak henüz bir bilgi ulaşmadı. Talimat ulaşınca gereğini yaparız” dedi. Arman, etlerin saklandığı ve müşteri tarafından da görülebildiği dry-age bekleme bölmelerinde ise bir sorun olacağını düşünmediğini açıkladı.

Mahalle kasaplarının 2-3 bin liralık et dolapları kullandığını, kendilerinin ise 15-20 bin liralık dolaplar kullandığını belirten Arman, “Şimdiye kadar bir şey olmadıysa bundan sonra da bir şey olacağını sanmıyorum” dedi. Arman, et saklanan bölümlerin Tarım Bakanlığı tarafından periyodik olarak denetlendiğini söyledi.

“Sanayide sucuk diye insanlara neler yedirdiler…”

Düzenlemenin arkasında büyük sanayicilerin olduğunu öne süren Yalçındağ, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Sanayide sucuk diye insanlara neler yedirdiler. Bunların pazar payı kayboldu. Tebliğ çıkarttırırız dediler. 3 metre kumaşı terziye götürseniz ‘etek iznim var, elbise dikemem mi’ diyecek? Ben bir şey yapamayacaksam kasaplık ehliyetini niye verdin? Aracım gerecim varsa niye engelliyorsun? Bir tavuk alıp pikniğe gidecek vatandaş kendi parçalamaya mecbur mu? Müşteri bana ne diyorsa onu yapmak zorundayım. Memurla esnafı karşı karşıya getirmesinler. Herhalde bakanlık bürokratlarının kasaba gitme alışkanlığı yok.”

Hazır kıymanın ve soya katkılı ürünlerin yasaklanmasına hep destek verdiklerini anımsatan Yalçındağ şöyle devam etti:

“Yazık günah değil mi bu esnafa? Kimi kimden koruyorsun? Bakan beye gittiğimizde ‘kim ne diyecek 3-5 kilo ete’ demişti. İnsanları zor tutuyoruz. Binlerce telefon geldi kasaplardan. Yola dökülüp gelseler daha mı iyi? Memleket zaten bıçak sırtında gidiyor, tek eksiğimiz bu mu?”

***Alıntıdır**** gıdagündemi

ZİYARETÇİ SAYACI
  • Online
  • Bugün
  • Dün
  • Toplam
  • :
  • :
  • :
  • :

Lansy Mühendislik ve Danışmanlık © 2013

İLKNET